Yerde Kalmamıştır

Zamân-ı hâzırda bilcümle hükme muntazır olacak kadar mert, sadakat teftişini kendi vicdan mizanında tartacak kadar cevval olan erbab-ı liyakata cevaben...

Gerçi dilimin "yâ" sesi emmârede kalmışdır Amma sözümün kânesi dost-pârede kalmışdır


Yoldur yürünür er kişi kimmiş bilinir şeyhim Heyhat kırılan kol da aşikârede kalmışdır


Gafle düşenim ben bu sözün hakka delaldir Göz Hakka nazar kıl diyecek yârede kalmışdır


Agah olamam sen gibi benden öte berduş yok Attar ve Muhib ben gibi meyhânede kalmışdır


Gezmek dilerim şimdi şiirlerde şuurla Şuuru şiirden görecek dârede kalmışdır


Bin virdimi şeyhim bana Âh'tan yana vermiş Meşk-hâne tülümdür o da şerârede kalmışdır


Münhâ direnirsen edebiyyat diyerek sen Bu sîga fetih ehli o kerrârede kalmışdır

Münhasır

1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Söylenmeye varmadan, hiç oldu giderken sinemde öksüz bıraktığın çağın sinsiliğinden sakladığım sözler. Kelime vesilesi, işlenen şiir değil cinayetti bu kısası vuslat olan yüreğimi korlara atıp, atıp d

Mayhoş hisler eşliğinde, Ne olduğumu bilmeden, Bilmeden vaziyetimi, Bulduğum ne bilmeden, Bir şey seçtim. Her an bir seçenek daha, Sunuldukça açılan yol kesbetmeye, Yakına yakına, yakınına, Görmeden

Ab-ı çeşm aktı bin ahla bir katre sanıldı Asi dilde suskun bir söz ettim bin sanıldı Ahir bilmez çok gördü de teni şah sanıldı Ateşi kibrit ve odundan ötür sanıldı Ahenk yabancı nigâr yabancı ten yaba