Yedekteki Son Kurşun

Yunus Emre Uçar Kardeşime


Medsiz bir cezir vaktinde boşaltmıştık Tüm muhiti. Bu bir tedbir miydi? Bu bir tedbir olarak elbette mühimdir. Çünkü sular altında kalan bir yalı, Şükre mecbur kılar Gecekondu sakinlerini. Çünkü şükür doyurmaz el ovuşturan sırtlanları. Çünkü "Ordo Ab Chaos" besler onları. Meydan boş... Siperlere gömdük afyon rezili kafaları. O kafalar ki; Elbette bizimdir.

Sadece bir renkten ibaretse beyaz, Niçin hep siyah mürekkeple yazdık biz bunu? Oyalım mı şimdi o gözleri? Kör gözleri değil, şaşı gözleri oyalım mı? Beni teskin etmeye çalışmaz dostlarım. O dostlar ki; Bilir ihanetin mülayim duruşunu. Haydi öyleyse Yunus'um, Atmayalım mı gayrı o yedekteki kurşunu? Çatmayalım mı çarpık dudaklara? Allah'ın belası olmayalım mı?

Ha gayret yiğidim, Dinç tut içindeki o hârı Ki görmek istiyorsan baharı; Parmaklarında dinelsin bu kavga. Ve duyma onları Duyma masadan kalkanları. Hakkımızı haram mı edelim onlara?

Bak tüfeğini gizlemiş murdar sürüsü. Bizi bu savaşa davet edenlere bak! Bak koltuğunu okşuyor fikir dürzüsü. Bize "Aslanım" diyen sırtlanlara bak!

Haydi yüreği elemin ahengiyle çarpanım, Haydi çilesi vebalin alnında çağlayanım.. Doldur divitini harbin kanlı nemiyle doldur! Haykır bu defa; "Yanımda saf tutmayan, Karşımda yer tutsun."

Sen hele bir kıyama dur.. Cenazeni kaldıracak bir yırtıcı elbet bulunur.



- Oğuzhan Âsım GÜNEŞ (Münhasır)

23 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Söylenmeye varmadan, hiç oldu giderken sinemde öksüz bıraktığın çağın sinsiliğinden sakladığım sözler. Kelime vesilesi, işlenen şiir değil cinayetti bu kısası vuslat olan yüreğimi korlara atıp, atıp d

Mayhoş hisler eşliğinde, Ne olduğumu bilmeden, Bilmeden vaziyetimi, Bulduğum ne bilmeden, Bir şey seçtim. Her an bir seçenek daha, Sunuldukça açılan yol kesbetmeye, Yakına yakına, yakınına, Görmeden

Ab-ı çeşm aktı bin ahla bir katre sanıldı Asi dilde suskun bir söz ettim bin sanıldı Ahir bilmez çok gördü de teni şah sanıldı Ateşi kibrit ve odundan ötür sanıldı Ahenk yabancı nigâr yabancı ten yaba