Hayatları Değiştiren ve Dönüştüren Güç: Kaygı

Güncelleme tarihi: 8 Eki

Büyük insanları büyük yapan temel özellik konuştukları dil, giydiği elbise, yakışıklı veya güzel olması değildir. Büyük insanı büyük yapan temel husus bağımlılıklarının olmamasıdır. İşte bu bağımsız yapı başkalarını etkiliyor ve taraftar bulmasını sağlıyor. İnsan zihni yapmadığı durumlara hayranlık duyuyor. Kaygı ve korkularından dolayı olamadıkları bağımsız ruh özlenimini, diğer bağımsız ruh ile karşılamaya girişiyor. Kendilerine yapılmadıkça dobra insanların sevilmesi de bu yüzdendir. Başkalarına söyleyemediklerini dobra insanlar söyleyebildiği için... Bağımsız ruh olmak zordur. Çünkü temelde insani dürtüler ile savaşılması gerekir. Bunlar: Kabul, sevilme,değer görme gibi psikolojik ihtiyaçları kapsadığı gibi; açlık, sürgün, dışlanma, işkence gibi insanın fizyolojik mağduriyetini de hedef alır. Değişim kolay gelmediği için ancak değişime dönük sağlam irade değişimi sağlar. Birçok fikir adamının yalnız kalmasının nedeni değişime olan inançlarında görülen hayal kırıklığıdır. Zamanında hareketli yapıda olan bu insanlar sırf daha fazla acı çekmemek için durgunlaşmaya, hissizleşmeye giderler. Düşünelim: Eşini çok seven biri evini İslam’a açabilir mi? Şehrini çok seven biri hicret edebilir mi? Çok sevdiği arkadaşını kaybetmek istemeyen biri ona hakkı anlatabilir mi? Malını seven biri infak eder mi? Canını seven biri şehitlik ister mi? Korkak biri izzetli davranabilir mi? Sorular uzayıp gider... Bağımsız insan, acı çekmeyi göze aldığı için çevresini değiştirir. Bağımlılıklarından kurtulamayan insan ise birçok şeyden feragat eder ve bunu fedakarlık olarak sunar. Yine herkesin söylediğini söylemeyi ya da herkesin eleştirdiğini eleştirmeyi marifet sayar ve vicdanını bu şekilde tatmin eder. Tarihte büyük insanlara bakalım. Dünya görüşümüzce batıl inanışta olanlar da dahil şunları görürüz: Vicdanı ile hareket eden, yapmadığı vakit vicdan azabı ile kıvranan, hedefine aşık; ondan başkasını gözünün görmediği, gözü kara ve atik bir yapı.... Yaş ilerledikçe vicdanımızı susturacak yollar ararız. Dünyayı değiştirecek olanlar vicdanını susturmayacak insanlar olacaktır. Vicdanını susturan insan ise susturmayana tabii olacaktır. Önümüzde iki yol var, ya acı da olsa kalbimize mağduriyet, sonu galibiyet olan bir yol seçeceğiz ya da hakkı söyleyememenin ezikliği, ağırlığı içinde yaşayıp gideceğiz. Muharrem YAKUT

51 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

İlim, İslam düşüncesinde anlamlandırıldığı haliyle bir şeyin hakikatini bilmekten ibarettir. Bir şeyin hakikati ile o şeyin bulunduğu zaman ve mekan sarmalındaki "gerçekliği" aynı şey değildir. Vâkıal

İnsanoğlunun tüm yapıp etmelerini kuşatıcı bir şey varsa bu ahlaktan başka bir şey olmasa gerektir. Zira iyi ve kötü sarkacına denk düşmesi muhtemel ne varsa bu “ahlak”ın da meselesi olarak tezahür ed

Hazreti Ali’nin “ İlim bir nokta idi, cahiller onu çoğalttı” sözü bugünün dünyasında verilerin insanların zihinlerine boca edildiği bir vasatta, üzerinde hayli durulması gereken bir sözdür. Zira pek