BAŞUCUMDAKİ KİTAP

Güncelleme tarihi: 20 Kas

Yazar: Dr. Ebubekir Sifil

Kitap: Modern İslam Düşüncesinin Tenkidi

Sayfa Sayısı: 1040

Yayınevi: Rıhle Kitap

*


En sonda söylenmesi gerekeni en başta söyleyeyim; göz ardı edilemez bir başucu kitabı.


Ehl-i Sünnet, kabir azabı, peygamber mucizeleri, tasavvuf, şeriat, fıkıh, mezhep, Buhari, Muslim, tefsir, usul, şefaat… yüzünüz buruştu mu? Yahut şöyle diyeyim, içinizde herhangi bir “güvensizlik” hissiyatı tomurcuklandı mı? Soru işaretleri yerine/yanına isteğe göre ünlem işareti de koyulabilir. Geçelim.


Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; zamanımız, bilgi sahibi olunsun veya olunmasın(?) her konuda ahkam kesme zamanı. Malumatfuruşluk bunu gerektirir çünkü! Peki, Müslüman olan kişi bu şekilde davranır mı? Demek istediğim, her konuda –özellikle konu akaid-fıkıh-ibadet yani İslam olduğunda- okuduğu veya duyduğu iki-üç üstünkörü söz ile hareket eder mi? Müslüman dediğin takvalı olmalı, buna aklı başında bir kimsenin hiçbir itirazı olmaz. Peki ya okuduğu bir-iki ayet ile “şu şudur” diye hareket edenin, gördüğü hadisi hiçbir ilmi çalışma içine sokmadan “uydurma” diye yaftalayanın durumu nedir? Ama ilk emir “oku”, değil mi? Geçiştirin kendinizi çünkü benim babaannem de… Hikayeyi biliyorsunuz. Geçelim.


Ebubekir Sifil Hoca bu kitabında “bizden” olup İslam hakkında konuşanların eserlerini ele alıyor. Bütünüyle ilmi zeminde ilmek ilmek işlenen bu nizami eserde kişiler değil görüşler tartışılıyor. İlk ciltte Yaşar Nuri Öztürk’ün metodolojik görüşlerinin tenkidi yer alıyor. Bu çerçevede, mezkur şahsın söylediği-söyleyeceği şeylerin hangi zemin üzere olduğu belirleniyor ve böylelikle okuyucu, yine mezkur şahsa ait herhangi bir fikir/yazı ile karşılaştığında bunu nasıl inceleyeceğini biliyor olacaktır. İkinci ciltte ise Fazlur Rahman’ın görüşleri etraflıca eleştiriliyor. Özellikle bu ciltte yer alan vahyin esas durumu, hadis ilminin incelikleri, Hz. Ömer (r.a.)’in uygulamalarının değerlendirilmesi ve akaid/kelam bahisleri konu edilirken –gerektiği için- bir çok İslam aliminin konu hakkındaki görüşlerini okuyor olmak büyük bir mutluluk.


İki ciltte de ele alınan isimlerin önemli kitapları (Yaşar Nuri’nin Kur’andaki İslam, Kur’an’ın Temel Kavramları, 400 Soruda İslam vd. Fazlur Rahman’ın Allah’ın Elçisi ve Mesajı, İslam ve Çağdaşlık, İslam, Ana Konularıyla Kur’an vd.) etraflıca inceleniyor. Yukarıda da dediğim gibi, bu işlem bütünüyle ilmi zeminde işleniyor. Kısaca maddelemek gerekirse bu inceleme -özellikle ilk ciltte- şu şekilde işleniyor;


1) Konu edilecek durum mezkur şahısların eserlerinden alınan uzunca alıntılarla ortaya koyuluyor

2) Konu işlenirken kendi içerisinde yer alan yanlışları/çelişkileri ortaya çıkarılıyor

3) Fikri olarak mezkur şahısların hadise itimadı pek olmadığı için gerek ileri sürülen ayetler üzerinden, gerek diğer ayetler ile konu bertaraf ediliyor

4) Muhtemel itirazlar serdedilip bunlara cevaplar getiriliyor (bu en sevdiğim)


İncelememi bitirmeden önce şunu da eklemek istiyorum; eserin dili normal okuyucular için biraz ağır gelebilir. Lakin okumayı sevdiğini söyleyen “kitap kurtları” için bu herhangi bir problem olmaz diye düşünüyorum. Aksine, kendilerini kimi zaman sözlüğe bakarken bulmaları hoşlarına gidecektir. Öte yandan Sifil Hoca Türkçeyi gereğince güzel ve etkin –ilmi bir çalışmanın gerektirdiği de budur- kullanmasıyla söz ettiğim duru ağırlığı bir nebze daha dinginleştiriyor. Hocanın dil hassasiyetine hayran kalacağınızı da bir ek bilgi olarak bildireyim.


Son olarak, başta söylediğimi bir kez daha söyleyebilirim şimdi; göz ardı edilemez bir başucu kitabı.

24 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Söylenmeye varmadan, hiç oldu giderken sinemde öksüz bıraktığın çağın sinsiliğinden sakladığım sözler. Kelime vesilesi, işlenen şiir değil cinayetti bu kısası vuslat olan yüreğimi korlara atıp, atıp d

İnsanoğlunun tüm yapıp etmelerini kuşatıcı bir şey varsa bu ahlaktan başka bir şey olmasa gerektir. Zira iyi ve kötü sarkacına denk düşmesi muhtemel ne varsa bu “ahlak”ın da meselesi olarak tezahür ed

Mayhoş hisler eşliğinde, Ne olduğumu bilmeden, Bilmeden vaziyetimi, Bulduğum ne bilmeden, Bir şey seçtim. Her an bir seçenek daha, Sunuldukça açılan yol kesbetmeye, Yakına yakına, yakınına, Görmeden